Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

Deep House King Yasin Suresi Mix DJ ERSAN

 

Yasin Suresinin meali

 

Bismillahirrahmanirrah

 

1. Yasin.

 

2. Hikmet dolu Kur'an hakkı için ey Resulüm!

 

3. Muhakkak ki sen gönderilmiş peygamberlerdensin.

 

4. Doğru bir yol üzerindesin.

 

5. Üstün ve çok merhametli Allah'ın indirdiği (Kur'an yolu üzerindesin).

 

6. Ataları uyarılmadığı için gaflet içerisinde kalmış bir kavmi uyarman içindir.

 

7. Andolsun ki onların çoğunun üzerine söz hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.

 

8. Gerçekten biz onların boyunlarına demir halkalar geçirdik. O halkalar çenelerine kadar dayanmıştır. Onun için kafaları yukarı kalkıktır.

 

9. Biz onların önlerine bir sed, arkalarına bir sed çektik. Gözlerini de bir perdeyle örtüverdik, artık görmezler.

 

10. Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Onlar iman etmezler.

 

11. Sen ancak Zikr'e uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafat ile müjdele!

 

12. Hiç şüphesiz ki ölüleri ancak ve ancak biz diriltiriz. İşlediklerini ve eserlerini (geride bıraktıklarını) biz yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i mahfuz'da) saymışızdır.

 

13. Onlara o memleket halkını (Antakyalıları) misal getir. Hani oraya elçiler gelmişlerdi.

 

14. O zaman kendilerine iki elçi göndermiştik de, onları yalanlamışlardı. Biz de bir üçüncü ile onları takviye edip desteklemiştik. "Gerçekten biz size gönderildik." demişlerdi.

 

15. Onlar dediler ki: "Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

 

16. Elçiler de: "Rabbimiz biliyor ki gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.

 

17. "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."

 

18. Onlar dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur."

 

19. Elçiler şöyle cevap verdi: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdendir. Size nasihat ediliyorsa, bu uğursuzluk mudur? Hayır! Siz aşırı giden bir kavimsiniz."

 

20. Şehrin en uzak semtinden bir adam koşarak geldi. Dedi ki: "Ey kavmim! Gönderilmiş bulunan bu elçilere uyunuz."

 

21. "Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyunuz, onlar doğru yoldadırlar."

 

22. "Ben, beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz."

 

23. "Ben, O'ndan başka ilahlar edinir miyim hiç? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek dilerse, o putların şefaatı bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."

 

24. "O takdirde ben de gerçekten apaçık bir sapıklık içinde olurum."

 

25. "Şüphesiz ki ben sizin de Rabbiniz olan Allah'a inandım. O halde beni dinleyin."

 

26. Ona: "Cennete gir!" denildi. O da: "Keşke kavmim bilseydi!" dedi.

 

27. "Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını."

 

28. Biz ondan sonra kavminin üzerine, onları helak etmek için herhangi bir ordu indirmedik ve zaten indirecek de değildik.

 

29. Sadece bir tek çığlık oldu, o anda hemen sönüverdiler.

 

30. Ne yazık şu kullara! Kendilerine hangi peygamber gelse, onu hemen alaya alırlardı.

 

31. Görmüyorlar mı ki, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik. Onlar artık kendilerine dönemezler.

 

32. Onların hepsi elbette huzurumuza getirileceklerdir.

 

33. Ölü toprak da onlar için bir ayet (delil)dir. Biz onu (yağmurla) dirilttik de ondan pek çok taneler çıkardık, işte onlar bunlardan yerler.

 

34. Biz yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık, içinden pınarlar fışkırttık.

 

35. Onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?

 

36. Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir!

 

37. Gece onlar için bir delildir. Biz geceden gündüzü sıyırıp çekeriz de, onlar birden karanlıkta kalıverirler.

 

38. Güneş de kendine mahsus yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. İşte bu Az\u00eez ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.

 

39. Ay için de konak yerleri tayin etmişizdir. Nihayet o eğri hurma dalı gibi (hilal) olur da geri döner.

 

40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her birisi bir yörüngede yüzerler.

 

41. Onların zürriyetlerini (soylarını) dopdolu bir gemide taşımış olmamız da onlar için büyük bir ayet (ibret)dir.

 

42. Kendileri için bunun gibi daha nice binecek şeyler yarattık.

 

43. Dilersek onları suda boğarız. Ne kendilerine bir yardımcı bulunur, ne de kurtarılırlar.

 

44. Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ile ve bir süreye kadar geçinmeleri müstesna.

 

45. Onlara: "Yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işler hakkında Allah'tan korkun, umulur ki size merhamet olunur!" denildiği zaman (yüz çevirirler).

 

46. Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.

 

47. Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfedin!" denildiğinde, kafirler müminlere: "Allah'ın, dileseydi doyuracağı kimseleri biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz." derler.

 

48. Onlar: "Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek?" derler.

 

49. Onların beklediği tek bir sestir. Birbirleriyle çekişip dururken ansızın onları yakalayıverir.

 

50. İşte o anda onlar ne bir tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerinin yanına dönebilirler.

 

51. Sur'a üflenince, kabirlerinden kalkıp Rablerine doğru akın ederler.

 

52. Derler ki: "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Rahman olan Allah'ın vadettiği işte budur. Demek peygamberler doğru söylemiş!"

 

53. Sadece tek bir sayha olur, sonra hepsi birden toplanıp huzurumuza getirilirler.

 

54. O gün hiç kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz ve ancak yaptığınızın karşılığını görürsünüz.

 

55. O gün cennettekiler bir zevk ve eğlence ile meşguldürler.

 

56. Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

 

57. Orada onlar için her çeşit meyveler vardır. Bütün arzuları yerine getirilir.

 

58. Çok merhametli bir Rab olan Allah'tan onlara söz olarak selam gelir.

 

59. Ey günahkarlar! Bugün şöyle ayrılın!

 

60. Ey Ademoğulları! Ben size: "Şeytana ibadet etmeyin, o sizin apaçık bir düşmanınızdır." diye emretmedim mi?

 

61. "Ve bana kulluk edin, bu dosdoğru bir yoldur!" diye.

 

62. Andolsun ki o sizden birçok nesilleri kandırıp saptırmıştır. Hala akıl erdiremiyor musunuz?

 

63. İşte bu size vaad edilen cehennemdir.

 

64. İnkarınızdan dolayı bugün girin oraya!

 

65. O gün ağızlarının üstüne mühür basarız. Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahitlik eder.

 

66. Dileseydik gözlerini silme kör ederdik de yol bulmaya çalışırlardı. Fakat nasıl görebilirlerdi ki?

 

67. Dileseydik oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik. Ne ileri gitmeye ne de geri dönmeye güçleri yetmezdi.

 

68. Biz kime uzun ömür verirsek, onun yaratılışını başaşağı çeviririz. Hala akıllarını kullanmıyorlar mı?

 

69. Biz ona (Peygamber'e) şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi de. Bu ancak bir zikirdir ve apaçık bir Kur'an'dır.

 

70. Ta ki diri olan kimseyi uyarasın ve verilen söz de kafirlerin aleyhine gerçekleşsin.

 

71. Onlar görmediler mi ki, biz kudretimizin eseri olmak üzere kendilerine nice hayvanlar yarattık. Onlar da bunlara sahip olmaktadırlar.

 

72. O hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Kimine binerler, kiminin de etinden yerler.

 

73. O hayvanlarda kendileri için daha nice faydalar ve içecekler vardır. Hala şükretmezler mi?

 

74. Onlar kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah'tan başka ilahlar edindiler.

 

75. Oysa onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri o ilahlar için yardıma hazır askerlerdir.

 

76. Sözleri seni üzmesin. Şüphesiz ki biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliriz.

 

77. İnsan, bizim kendisini nutfeden (kerih bir sudan) yarattığımızı görmez mi ki, şimdi o apaçık bir hasım kesilmektedir.

 

78. Kendi yaratılışını unutur da: "Şu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" diyerek bize misal vermeye kalkışır.

 

79. De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı hakkıyla bilir."

 

80. O ki, sizin için yeşil ağaçtan ateş çıkardı. Siz de ondan ateş yakıyorsunuz.

 

81. Gökleri ve yeri yaratan, kendileri gibisini yaratmaya kadir değil midir? Elbette kadirdir. Çünkü O her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.

 

82. Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri sadece "Ol!" demekten ibarettir. O da hemen oluverir.

 

83. Her şeyin melek(tasarrufu) elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.

 

Yasin Suresinin Latin harflerle Arapça okunuşu

 

  1. Yasın
  2. Vel kur'anil hakiym
  3. İnneke le minel murseliyn
  4. Ala sıratım müstekıym
  5. Tenziylel aziyzir rahıym
  6. Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
  7. Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
  8. İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
  9. Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
  10. Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
  11. İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
  12. İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
  13. Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun
  14. İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
  15. Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
  16. Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
  17. Ve ma aleyna illel belağul mübın
  18. Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
  19. Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun
  20. Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
  21. İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
  22. Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
  23. E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
  24. İnnı izel le fı dalalim mübın
  25. İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
  26. Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmı ya'lemun
  27. Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
  28. Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
  29. İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
  30. Ya hasraten alel ıbad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
  31. Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim la yarciun
  32. Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
  33. Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
  34. Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
  35. Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun
  36. Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
  37. Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
  38. Veş şemsü tecrı li müstekarril leha zalike takdiyrul aziyzil aliym
  39. Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
  40. Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun
  41. Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
  42. Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
  43. Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
  44. İlla rahmetem minna ve metaan ila hıyn
  45. Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
  46. Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
  47. Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
  48. Ve yekulune meta hazel va'dü in küntüm sadikıyn
  49. Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
  50. Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
  51. Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
  52. Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal murselun
  53. İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
  54. Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
  55. İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
  56. Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
  57. Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
  58. Selamün kavlem mir rabbir rahıym
  59. Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
  60. Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn
  61. Ve enı'büduni haza sıratum müstekıym
  62. Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kılun
  63. Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
  64. Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
  65. El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
  66. Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
  67. Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
  68. Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya'kılun
  69. Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
  70. Li yünzira men kane hayyave ve yehıkkal kavlü alel kafirın
  71. E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
  72. Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
  73. Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun
  74. Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
  75. La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
  76. Fela yahzünke kavlühüm inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
  77. Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
  78. Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
  79. Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkın alım
  80. Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
  81. Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alım
  82. İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
  83. Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun.